• Hızlı Erişim
  • Duyurular
  • Duyuru

     

    Çalışmalarınızı "Yazım ve Yayın İlkeleri" çerçevesinde Dergipark adresimizden yükleyiniz.


HATAY’IN ANAVATANA KATILMA SÜRECİ
(THE ACCESSION PERIOD OF HATAY TO MOTHERLAND )

Yazar : Figen ATABEY    
Türü :
Baskı Yılı :
Sayı : 7
Sayfa : 192-209
4582    24910


Özet
Hatay sorunu, Fransa’nın Suriye’ye bağımsızlık verme kararı üzerine 1936 yılında ortaya çıkmış ve 1939’da İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasından birkaç ay önce, Hatay’ın Türkiye’ye bağlanması ile sonuçlanmıştır. İskenderun Sancağı (Hatay) Suriye ile birlikte Birinci Dünya Savaşı sonrasında Fransa’nın nüfuz bölgesine dahil edilmiştir. İskenderun Sancağı (Hatay), Misak-ı Milli sınırları içerisinde olmasına rağmen 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşması ile bu sınırların dışında kalmıştır. Bahse konu antlaşma ile Sancak özel bir statü altında Fransız mandası altında bulunan Suriye topraklarına dahil edilmiştir. 1923 Lozan Barış Antlaşması’nın 3.maddesi ile de 1921 Ankara Antlaşması’nın Sancak’a ilişkin hükümleri teyit edilmiştir. Hatay, 1936 yılından itibaren Türk dış politikasının birinci derecede önemli meselesi haline gelmiştir. 1936 yılında Fransa’nın Suriye’ye bağımsızlık vereceğini açıklaması üzerine Türkiye’de Hatay’ın bağımsızlığı için Milletler Cemiyeti’ne başvurmuştur. Türkiye’nin yoğun çabaları üzerine Hatay 1937’de anayasası ile birlikte “ayrı bir varlık” olarak kabul edilmiş, 1938’de de “Hatay Devleti” kurulmuştur. Hatay bu haliyle yaklaşık bir yıl bağımsız bir devlet olarak kalmıştır. İkinci Dünya Harbi yaklaşırken Almanya ve İtalya’nın yayılmacı politikaları karşında Türkiye’nin jeopolitik önemini kavrayan Fransa, Hatay’ı Türkiye’ye vermeye razı olmuştur. Bu kapsamda 23 Haziran 1939 günü Türkiye ile Fransa imzalanan “Türkiye ile Suriye arasında toprak sorunlarının kesinlikle çözümüne ilişkin Antlaşma” ile Hatay, Türkiye sınırlarına katılmıştır. Fransa ile Hatay sorununun çözümü üzerine aynı gün Türk-Fransız Ortak Deklarasyonu imzalanmış ve Türkiye, İkinci Dünya Harbi öncesi politikasını anti-revizyonist devletlerle işbirliği içinde olacağı yönünde belirlemiştir. Sonuç itibarı ile dönemin şartlarını çok iyi değerlendiren Türkiye, ulu önder Atatürk’ün ifadesi ile ulusal davası olan Hatay meselesini uluslar arası hukuk ve diplomasi yolu ile çözüme ulaştırmayı başarmıştır.

Anahtar Kelimeler
Hatay sorunu, İskenderun Sancağı, Türkiye, Fransa, Suriye.

Abstract
Hatay problem had emerged in 1936 due to the decision of France giving independence to Syria and was concluded in 1939 a few months ago before The Second World War with the annexation of Hatay to Turkey. The Sandjak of Alexandretta (Hatay) was included to the authority region of France together with Syria after the First World War. The Sandjak of Alexandretta, had remained outside of the Turkish national borders by Ankara Agreement of 20 October 1921 while it had been accepted within the borders of National Pact. With a special status, the Sandjak of Alexandrettta was included to the territory of Syria that was under French mandate at that time. The clause of 1921 Ankara Agreement relating to Sandjak was confirmed by the amendment 3 of the Treaty of Lausanne in 1923. Sandjak (Hatay) had become the foremost issue in foreign policy of Turkey since 1936. In 1936, after the decision of France giving independency to Syria, Turkey applied to League of Nations for Sandjak (Hatay) indepedency. Hatay was accepted as a “special state” with its constitution in 1937 and in 1938 “the State of Hatay” was founded by the great efforts of the Turkish government. Hatay stayed nearly one year as an independent state. While The Second World War was approaching, against to the revisionist policy of Germany and Italy, France estimated to the geopolitic importance of Turkey and had to accept leaving Hatay to Turkey. In this content, by the agreement for “the Final Settlement Of Territorial Questions between Turkey and Syria” was signed on June 23rd, 1939 between Turkey and France, Hatay was included to the borders of Turkey. After the settlement of Hatay guestion, The Turkish-French Joint Declaration was signed at the same day on 23rd, 1939 and Turkey determined its policy on the behalf of the anti-revisionist states on the eve of the Second World War. Finally, Turkey strongly evaluated the conditions of periods and achieved to solve, with the statement of grand leader Atatürk, Turkey’s national problem of Hatay by the way of international law and diplomacy.

Keywords
Hatay Problem, Sandjak of Alexandretta, Turkey, France, Syria.
Adres :ANKARA
Telefon :0506 509 32 59 Faks :
Eposta :dergiavrasyad@gmail.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri